Eski Dönemlerde Yaşanmış 5 Pandemik Salgın

22 dk okuma süresi


Abone ol
11
11 Puan

İnsanlık tarihi boyunca birçok pandemik salgın yaşanmıştır.Bu pandemik salgınlar milyonlarca insanın ölümüne ve bazı devletlerin çökme noktasına gelmesine sebep olmuştur.İşte geçmişte yaşanmış 5 pandemik salgın.

1.Kanamalı Ateş Salgını

1576’da kanamalı ateş salgını günümüz Meksika bölgesindeki Yeni İspanya olarak bilinen bölgede ortaya çıkmıştır.Salgının nedeni bilinmemektedir ama yerli bir kanamalı ateş türü olabileceği, belki de son 500 yılda o bölgede beliren en kötü kuraklık ve Avrupa istilasının ardından Meksika yerlilerinin yaşam şartları dolayısıyla salgının daha da çok yayılmış olabileceği düşünülmektedir.Kanamalı ateş salgını genellikle büyük bir kuraklığın iki yılı içerisinde gerçekleşirken yağmurlu mevsimin iki yılı içerisinde de “matlazahuatl” denen bir hastalık ortaya çıkmıştır. 1576’daki salgın, Venezuela’dan Kanada’ya doğru ilerleyen kuraklıktan sonra gerçekleşmiştir.Kuraklık ile hastalık arasındaki korelasyon ise kuraklıktan sonra gelen yağmurda,kanamalı ateş hastalığını taşıyan Calomys ismindeki fare cinsinin nüfusu, koşullar iyileştikçe artmıştır. Kanamalı ateş olduğundan şüphelenilen toplam 12 tane salgın olmuştur.

Hastalığın asıl ismi(Cocoliztli) Nahuatl dilindeki “haşere” anlamına gelmektedir.Aynı zamanda illet,hastalık ya da veba anlamına da gelmektedir.Ama orijinal isim, ilk defa 1545’te belirip Yerli ve İspanyol benzerlerini öldüren isimsiz hastalığa da bu isim verildiğinde asıl taşıdığı anlamı kaybetmiştir.1576’daki salgına tanık olmuş bir hekim olan Francisco Hernandez’e göre, hastalığın belirtileri ateş, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, siyah dil, koyu renkli idrar, dizanteri, şiddetli karın ve göğüs ağrısı, baş-boyun nodülleri, nörolojik bozukluklar, sarılık ve burundan, gözlerden ve ağızdan aşırı kanamadır; ölüm ise 3 ila 4 gün arasında gerçekleşmektedir.

2.1968 Grip Salgını

Solunum yolunu etkileyen tek grip salgını corona virüs değil. Influenza virüsü halk arasında grip olarak bilinen virüs türüdür. 1968 yılında bu hastalığın mutasyona uğramış versiyonu H3N2 bir milyon insanı öldüren bir salgına dönüştü.

Yüzde beş ölüm oranına sahip olan bu virüs Hong Kong nüfusunun yüzde 15’inin ölümüne neden oldu. Filipinler, Hindistan, Avustralya, Avrupa ve ABD’de salgından etkilenen diğer ülkeler oldu.

3.Asya Gribi

1968 salgınından 12 yıl önce influenza virüsü yine dünya genelinde etkisini gösteriyordu. Bu sefer H2N2 olarak adlandırılan versiyonu Çin’de ortaya çıktı ve 1958 yılına kadar salgın devam etti.Hastalığın kaç kişi öldürdüğü tam olarak bilinmese de DSÖ verilerine göre yaklaşık 2 milyon insan hayatını kaybetti.

4.İspanyol Gribi

İspanyol gribi ya da İspanyol nezlesi 1918-1920 yılları arasında H1N1 virüsünün ölümcül bir alt türünün yol açtığı grip salgınıdır.İspanyol Gribi, 18 ay içinde 50 ile 100 milyon arası insanın (o dönemde yaşayan nüfusun %15’i) ölümüne sebep olarak insanlık tarihinde bilinen en büyük salgın olmuştur.İspanyol gribinin etkilediği kişiler çocuklar ve yaşlı insanlardan çok,sağlıklı genç insanlardır.Birinci Dünya Savaşı’nın son aylarında tüm dünyayı etkisi altına almış, hatta kimi tarihçilere göre dört yıl süren savaşın sona ermesinde önemli bir etken olmuştur.Türkçe’de 1918’den itibaren “İspanyol Nezlesi” sözcük grubu kullanılmıştır. Yıllar sonra açılan bazı toplu mezarlardan alınan örnekler sonucunda domuz gribine sebep olan H1N1 virüsünden (birkaç ufak farklılık haricinde aynı) kaynaklandığı anlaşılan hastalık, İngilizceden tercümeden dolayı “İspanyol Gribi” olarak anılmaya başlanmıştır. Salgın İspanya’da başlamamasına rağmen İspanyol nezlesi olarak adlandırılmasının sebebi ise İspanya’nın,Birinci Dünya Savaşı’nda yer almamış olması ve askeri sansür nedeniyle diğer Avrupa  devletlerinde salgından söz edilmezken İspanyol basınının salgın konusunu ilk kez gündeme getirmiş olmasıdır.İlk başlarda hayvanlardan insanlara bulaştığı düşünülen hastalığın daha sonraları hava yolu ile bulaştığı fark edilmiş ve korunmak için maske takmanın önemi anlaşılmıştır.

5.Veba

Tarihte görülmüş ve bazen hala rastlayabildiğimiz bir hastalık olan veba,insanlığın gördüğü en büyük salgınlardan birisidir.Öyle ki Avrupa’da insanlar öldüğü yere gömülmüş,ve bu yüzden hala basılan topraklarda vebadan ölen insanların cesetlerinin bulunduğu bilinmektedir.

Veba,Yersinia Pestis adındaki bakteri tarafından oluşturulan enfeksiyon  hastalıklarına verilen genel isimdir.

Antik Çağlar’dan itibaren tanınmış bir hastalıktır. Lakabı “Kara Ölüm”dür.Orta Çağ’da 1347-1353 arasında, Avrupa nüfusunun üçte birinin kaybedilmesinden sorumludur. (Ayrıca bu hastalık 1347-1348 yılları arasında Venedik nüfusu 130.000 iken 70.000’e düşmesine neden olmuştur.) Modern antibiyotiklerle tedavi edilebilir. Gelişmiş ülkelerin tamamında ve gelişmekte olan ülkelerin pek çoğunda ortadan kaldırılmış olmasına rağmen Asya ve Afrika kıtalarının bazı bölgelerinde hâlen görülebilmektedir.

Bulaşıcı ve öldürücü bir hastalıktır. Vebanın farelerden bulaştığı kanısı yaygındır, ancak gerçekte bakteriyi yayan bir tür piredir ve fareler de bu hastalığın kurbanıdırlar. Tarihte veba salgınlarından önce şehirlerde büyük miktarda fare ölümlerinin meydana geldiği görülmüş, ölü farelerle temas eden insanların, pire ısırması nedeniyle bu hastalığa maruz kaldıkları tespit edilmiştir.

Hastalık, mikrop kapıldıktan 2-8 gün içerisinde kendini gösterir. Hastada aniden başlayan baş ve sırt ağrıları, ateş, titreme, kusma, nefes darlığı, halsizlik, deri lekeleri, burun kanaması, kan tükürme, kasık ağrıları ve devamlı dalgınlık görülür.

Dili de kahverengi ve kurudur. Yapılacak ilk iş hastayı tecrit etmektir. Çevresindeki sağlıklı kişilere koruyucu antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Bugün için önemi olmayan ve eski devirlerde de olduğu kadar çok görülmeyen bu hastalığın tedavisi için geç kalmadan sağlık kuruluşlarına haber vermek gerekir.

‘Hıyarcıklı veba’ (‘bubonik veba’) veba hastalığının en yaygın biçimidir. Hastalığa Yersinia pestis adı verilen enterobakteri neden olur. Bakteri vücuda girdikten sonra 3 ila 8 gün içinde etkisini gösterir. Belirtileri, yüksek ateş, üşüme duygusu, başağrısı, ishal ve bubo adı verilen, lenf bezi şişmeleridir. Deri altında ve iç organlarda kanama başladığı zaman da, akan kanın birikmesi sonucu ciltte siyah lekeler oluşur.

Geçmişte belirli dönemlerde bu hastalığın büyük salgınları yaşanmıştır. 14. yüzyılda kara ölüm olarak kayıtlara geçen salgının, hıyarcıklı veba olduğu sanılmaktadır.


Beğendin mi? Arkadaşlarınla da Paylaş!

11
11 Puan

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

Mükemmel Mükemmel
1
Mükemmel
Çok Güzel Çok Güzel
1
Çok Güzel
Güzel Güzel
0
Güzel
Sasirtici Sasirtici
0
Sasirtici
Kötü Kötü
4
Kötü
Baya Kötü Baya Kötü
0
Baya Kötü
Çöp Çöp
0
Çöp

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir