TELEFONUNU SENDEN KURTAR! NOMOFOBİ NEDİR?

16 dk okuma süresi


Abone ol
0

Nomofobi
İsimden de anlaşılacağı üzere, bir korku türü “Nomofobi.” Özellikle son zamanlarda ortaya çıkan ve gittikçe dehşet verici şekilde artan psikolojik bir hastalık, literatürlere göre.
Gelişmiş ülkelerde diğerlerine nazaran görülme sıklığı çok daha fazla zira bu fobi teknoloji ve kullanıcı sayısıyla yakından alakalı.

Teknoloji dediğimiz o müthiş kavram, son yıllarda hayatımıza adeta “gökten zembille inercesine” hızlı ve yoğun bir giriş yapmış bulunmakta. Günlük hayatımızda, yatağımıza, uykumuza kadar giren ve hakimiyeti ele alan dijital dünya, bazen çoğumuzu gerçek dünyadan koparıyor. Çok faydası olanın, o zararlarıda olması hasebiyle, bu yeniliklerin hayatımıza soktuğu bazı olumsuzluklarda yok değil elbette. Peki nedir Nomofobi?

Nomofobi, ingilizce adıyla “Nomophobia” yine ingilizce, “telefondan uzak kalma korkusu” anlamında ki ifadelerin, ilk hecelerinden oluşur. Telefondan mahrum kalma, telefondan uzaklaşma korkusudur. Öylesine sinsi bir fobidir ki, fark ettirmeden oluşur ve hastalık evrelerine ilerler. Nomofobiye yakalanan kişiler, ilk etapta bunu fark etmezler.

Belirtileri Nelerdir?

Nomofobi tıpkı diğer bağımlılıklar gibi semptomlar gösteren ve kişinin bunu kabullenmesiyle ancak çözüme kavuşturulabilecek bir durum. Bunu anlamanın yolu ise,kendimize bazı soruları sormaktan geçiyor. Bu soruları sıralayacak olursak, şöyle kısaca bir liste oluşturabiliriz.

1- Sabah kalktığınızda ilk işiniz telefona bakmak oluyor mu?
2- Gece telefonu yakınınızda tutup, bırakamıyor musunuz?
3- İlk girdiğiniz ortamda veya sevdiklerinizle birlikteyken siz elinize telefonunuzu alıp, konuşmak yerine onunla ilgileniyor musunuz?
4- Aynı evde olduğunuz halde, mesajla iletişime geçiyor musunuz?
5- Amaçsızca gelen kutusunu kontrol etmek veya sosyal medya hesaplarını kontrol etme gibi alışkanlıklarınız var mı?
6- Sürekli şarj bitme korkusu yaşayıp şarj aleti arıyor musunuz?
7- Aldığınız beğeniler sizi derinden üzüp mutlu edebiliyor mu?
8- Bağımlı olmadığınızı savunuyor musunuz?

Bütün bu soruları kendimize sorup, en az 4 tanesinde aldığımız cevap kesinlikle olumluysa, kendimize bir dönüp bakmamız ve silkelenmemiz gerekiyor. Üzülerek söylemeliyim ki, bu belirtileri kendinizde görüyorsanız, “Nomofobiye” yakalanmış olma riskiniz yüksek.

Bu sebeple durum daha fazla kritikleşmeden kendinize teknoloji detoksu yapmakla başlamalısınız. Telefondan ve dijital dünyadan belli süreler de (ki bu öncesine nazaran çok daha uzun bir müddet olmalı) tamamen sıyrılmalı ve uzak durmalısınız. Kabullenip, çözüm aramak, “Teşhis tedavinin yarısıdır!” sırrınca işinizi büyük ölçüde kolaylaştıracaktır. Tıpkı her bağımlılıkta ve psikolojik durumlarda olduğu gibi telefon bağımlılığınında da belli evreler var ve başlangıcın hafife alınması, bu durumu çok daha ileri evrelere taşıyacak yegane hata olma özelliğini taşımakta.

Nomofiye Sebeb Olan Etkenler Nelerdir?

Nomofobi’ye pek çok şey sebep olarak gösterilebilir zira, yalnızca sıkıldığınızda veya boş zamanınızda size hiç bir efor ve çaba harcatmadan bambaşka yerlere ve alemlere gidebilmenizi sağlaması bile başlı başına bir sebep olabilir. Fakat en çok bu duruma neden olarak gösterilen sebep;
Dijital çağa geçişin, insanlarda “yalnızlık” hissinin yoğun şekilde artması. İnsanlarda yalnızlık hislerini, internet ortamında yüz yüze konuşma gereksinimi duymadan, yüzlerce arkadaş edinme ve kendini dilediği gibi tanıtabilme olanağı- olmasından ötürü tembelleşmeye uygun bir şekilde giderebiliyorlar. Yine biz insanların doğal bir ihtiyacı olan -beğenilme isteğini de, daha rahat ve büyük bir kitle ile alabiliyorlar.
Aynı zamanda, bu minik ama çok amaçlı cihazlar her işimizi ondan yapacağımız şekilde geliştirilmiş. Buda bizi, ona ve ardından “Nomofobiye” giden yola daha da yakınlaştırmakta. Tabii ki, küçük ve her yerde yanımızda yer bulması bu nedenlerden en önemlileri. Fakat bu sebepler bize bahane olmamalılar. Hatta bunları bilerek duruma çok daha bilinçli yaklaşmalı ve kendimizi, zamanımızı, zihnimizi, sağlığımızı korumaya gayret göstermeliyiz.

Çözümü Nedir?

Çözüm; en başta da belirttiğim gibi, “kabullenmekle” başlıyor. Çevrene bak! Hatırla, “küçükken, elektrikler kesildiğinde meşgul olduğun ve her anını damağında kalarak hatırladığın o güzel meşguliyetleri” yine elektrik yokmuş gibi farz ederek edin. Bunun seni nasıl daha pozitif ve daha enerjik hissettireceğine inanamayacak ve kendini kurtardığın için kendinle gurur duyacaksın. Sadece gerçekten işin varsa al eline telefonunu. Eğer bunlar işe yaramıyor ve bağımlılığının arttığını hissediyorsan, bu durumla ilgili “destek almaktan da” çekinmemelisin. Biz insanların her zaman desteğe ihtiyacı olabilir. Fakat arada ki ayrımı unutma! Gerçek bir destekçi tarafından verilen, gerçek bir desteğe.
Artık doğaya, yeşile, maviye, belki bir gitara veya piyanoya, sesine, en başta ise kendine vakit ayır ve kendine kıymet ver.
Unutma her şey sen yararlan diye yapıldı. Sen ise senden yararlanılmasına izin verme!


Beğendin mi? Arkadaşlarınla da Paylaş!

0

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

Mükemmel Mükemmel
0
Mükemmel
Çok Güzel Çok Güzel
0
Çok Güzel
Güzel Güzel
0
Güzel
Sasirtici Sasirtici
0
Sasirtici
Kötü Kötü
0
Kötü
Baya Kötü Baya Kötü
0
Baya Kötü
Çöp Çöp
0
Çöp
Uğur Karakaş
nam-ı değer Meanwhile In Turkey

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir